blue is the warmest colour

Gelecek kaygısı fazla etkiledi,gelecek kaygısı olmaz olası hikayelerde adımı esas kız rolüne yazdırdı. Mutlu olduğuma o denli inandırdım ki kendimi, düşünmedim bile.Epeydir kafamın içinde bile kısık sesle konuşmaya çalışıyorum ya zaten.

Neden her seferinde böyle olduğunu bildiğim halde uzun soluklu yaşamaya kalkıyorum bu süreçleri? Kiminle 3 günden fazla yan yana kalabildin ki? 

Kronikleşti adeta, 3 ayda bir kaçıp gitme isteği yanıyor içimde. Sırf kendime yalnız kalabileceğim bir alan yaratmak için,bunun böyle olacağını biliyorduk,evet.

Evrimimi kafası karışık bir mandalina olarak tamamladım,ilerleyemiyorum.
Saçlarımı boyadığımdan bu yana daha kırılganım. Mavi ne hüzün doluymuş meğerse. Ağır mutluluklar gelirken arkasında o piç huzursuzluğu saklamasa...Bile bile buyur etmesek.

Öldürdüğüm adamlar vardı,her sabah çayını doldururken içine kötülükler ektiğim,başka kadınların,başka hikayelerin sadist karakterleri oldular şimdi. Hiçbirini geri almak istemem. Yaptığım her şeyden memnunum.Fakat anlarlardı,dert ettirmezlerdi, çaylarını yudumlayıp,her şey kötüleşmeden çekip giderlerdi. Karşılıklı bir anlayış söz konusuydu.

İstediğim şeyleri yazamıyorum. Senin de ne hissettiğini bilmiyorum ve doğrusu kendimin de.Uzanalım geçsin.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

sizi bilmem ama benim aklım kaçtı.

"oğuz atay okuyan kişiler sevişmek istemez"