Kayıtlar

2015 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

"oğuz atay okuyan kişiler sevişmek istemez"

Resim
Gittin. Çünkü kararlı olduğunda zayıflıkların bile alıkoyamaz seni yolundan.Bornova'ya giden dolmuşu birkaç dakika bekledin önce.Gelen ilk dolmuşta henüz kuşkularını dinlemekteydin,gönüllü kaçırdın.İkinci dolmuşla Üçkuyular Meydanı'ndan ayrılıp, uyku-mide bulantısı-durak kaçırma adına endişelenme ritüeline koyuldun.Hastane çıkışı metro durağına kadar Fever Ray'in İf i had a heart'ını dinledin.Çünkü sana seni hatırlatan şarkılardan daha iyisi yok yine kendini unutma çabalarında. Şoför seni biraz ilerde indirdi.Korkmadın.Uzun zamandır yeni birini tanımaktan,kendini başka birine tanıtmaktan korkmuyorsun.Yüzeyselliği öğrendin,hiçbir  konuda açık olmak zorunda değilsin,özgürleştin.Telefon açıp etrafı sordun,üstünden otoban geçen köprünün hemen yanındaki karşılıklı Bornova Metro ve Eshot durakları arasında.Şehirde insanların ağırlığı bu çirkin betonlaşmanın yanında hiçbir şey olmalı.Öylesine bir doluluk.Nihayet şoförün bıraktığı noktadan gerisin geri dönüp onu buldun.Senele…

ay'ın tanrısı sustu.

Ne yanından tutsam bambaşka bi insan buluyorum.
Acı çeken sen..
Hayatının rayında durmaksızın ilerleyen sen..
Vazgeçmiş sen..
Bu böyle uzayıp gidiyor.
Belli tek bir şey var lakin
Hiçbir köşesi benim olmayan sen...
Resim
"Oh well, the devil makes us sin but we like it when we’re spinning in his grip.."




Acıları ne kadar derin hissetmeye çalışırsam o kadar rahat o kadar kendime gelmiş hissediyorum.Kimseden gelmediğim gibi kimseye de gitmiyorum. Öylesine hiç sevilmemiş ve adını sevgi koyamamışlıklarımla geçip gideceğim.Bazen gerçek olmadığınızı düşünüyorum,hepinizin..Görmediğim şehirlerin uydurma olduğunu, tüm şehirlerin aslında aynı sokakların dönümlerinden meydana geldiğini...Bazen öylesine bir ayarlanmışlıkla hayatıma uğrayıp gittiğinizi düşünüyorum. Halbuki bizim acılarımız buna benzemezdi,yaşam gayemizden başka telaşımız yoktu.Yalnızlığa odaklı hayatımızda hiç böyle başkalarının bıraktığı boşluklarda öldürmemiştik kendimizi... İçimdeki sıkıntı... Selim'e seslenişlerim de yanıtlanmıyor..Diyorum ki, Selim, karnıma düşen bu uğursuzluğu neyle açıklarım?İkimiz de istemiyoruz Selim, bu kırık genleri, bu incinmiş ruh halini başkalarına aktarmak,başkasının tutunamamasından sorumlu olmak istemiyoru…

12:54

Katillerimi hep özenle seçerim. Zamanı geldiğinde daha çarpıcı bi son istediğimden belki.Belirli bi son isteyişimizin bile sonsuz seçenekleri var. Başkalarını dahil etmediğin hayatına aslında başkalarının hayatından kovulmuşluğunla da devam edebilirsin; Başkaları bize cehennem biz onların cennetlerinden sürgün.

Sadist ruhlarını ortaya çıkarıp artık taytay yürüyebilirsin dediğim adamlar belki de başkalarının cinayetlerinde katleden...
Her sabah normal bir güne başlayıp çay içmek varken, azmettireceğim, içine öfke ekip, ilkel yanını benimseteceğim adamlar tanıyorum. Çirkinliklerine aldırmadan hiç sevilmemiş yanlarından öpüyorum. Konuşacağımız yere ruhlarımızı boyuyoruz karalarcasına... Ve sonra doygunluk hissiyle bir sonraki cinayetini yerleştiriyorum içlerine. Acıma hissim arttıkça okşayacak oluyorum sonra vazgeçip kahvaltı hazırlıyorum.

Çay alır mıydınız?

başkaldırıyorum o halde varım.

-Erken değil mi? dedi Sevgi.

Zamanı olur mu ki? Kendine kendini hatırlatmanın amatör ve oldukça aptal bir yöntemini seçmiş benim için, o saçma, kendimce psikanalizlerle doldurduğum,acılarımla renklendirdiğim aptal defteri yırtıp atmamın ve nihayetinde hiç yaşamamış olmanın bir yolunu bulduğumu düşünüp kendimi rahatlatmanın...Zamanı var mıdır?

Hayatımın saçma yanlış anlamalar,utanç verici sevgiler ve çok, çok acıyla dolu olduğunu bilmemin ne faydası olurdu ki bana geleceğimde? 

Sevildiğimize asla inanmayacağız.

Kendi kendimi kontrolden azat edeli epey olmuş olmalı,romanlarımda sık sık bahsi geçen o göğüs kafesinin ortasındaki kocaman boşluk,işte tam burada...Kendi kalbimin atışını duyabiliyorum,çıldırtıcı.Elimi uzatsam tutup sıkabilir,avuçlarım arasında kendi nefesimin sonunu getirebilirim gibi geliyor."Ölebilirim ama ölmüyorum." 

Yok edersem hatıralarını da silebilirim zihnimden diye düşündüm.Pişmanlık kelimesinden uzak durmaya çalışıyorum.Hayatımdaki yegane pişmanlık birbirimiz…

"tutku garip bi'şey ve çok vahşi."

Kendini sevdiği bir romanın karakteriyle  ilişkilendiren bir insan olmaktansa olur olmaz roman kahramanlarına üstelik ilginç bir şekilde en şeytani olanlarına anlamsız bir özlemle beraber sevgi beslemek,büyütmek sadece bana göre bir şey...

Zihnim adeta yardım çığlıkları atıyor zira 72 saat içinde aralıksız dörtten fazla roman bitirmek ne kadar doğru/normal bilemiyorum.

Doğru ve normal kavramlarının felsefi incelemesini de yapacak değilim.O kadar bezginim sevgili okur,gel elimden tut.

Uşak'a her dönüşümde daha da katlanan bu mutsuzluk tufanımı dizginleyemiyorum.

"Normal" davranışlar sergilememi bekleyen herkesi yüzüstü bırakmak ruhumu eziyor.

Bulunduğum ruh halini unutmak adına anlamsız ucuz romanlarla kendimi meşgul edip dahası o anlamsız hikayelerine nereden kendimi dahil edebilirim diye zorlanmak burada geçirdiğim 6 günümü tamamen yok sayılmış kıldı.

Sürekli şikayet eden biri olmaktan nefret ediyorum ama kayıtlara geçsin diye söylüyorum, bir yıl içinde hayatımda iyi y…

Çayınıza süt alır mıydınız?

Nerede kalmıştık?

Sevgi'yle ilgili bilmeniz gereken bir şey varsa, uyum konusunda bir bukalemunla yarışacak kadar iyi olmasıdır.

Arkadaşlığımızı bir bakıma ona borçluyuz.Zira herkesçe biliniyor ki ben uyumsuz,paranoyak,yer yer depresif ve fazlasıyla nevrotikken kendimle barışığım da. Çünkü bir süre sonra kendimi değiştiremiyor olduğumu ve bu sebepten başkalarının yanında kendimle ilgili üzülmemem gerektiğine karar verdim ve ruh halimi değiştiren o kelimeleri söyledim;

-ben böyleyim!...

Size yanlış izlenim vermek istemem sevgili okur çünkü 9'uncu sınıfta tanıştığım o kızın varlığını kendime yakın tutmuş ve sevmeye başlamışken hayatımı değiştiren o iki kelime yüzünden diğer yıllar boyunca okulda görmedim bile...Diğer açıdan ben okulda görünmez olmayı başarabilmiştim demeliyim sanırım.

Buna rağmen Sevgi iyi idare etti, bir gün hepsine sırt dönmüş görmezden geliyorken başka bir gün komik bulduğum bir anımı paylaşmak için yanına oturuyordum.Bundan cesaret alan Sevgi kollarını bana…