Kayıtlar

ben bu yazıyı sana yazdım

Resim
Yazmayı kolaylaştıracakmış gibi bakıyoruz boş sayfaya.Bakmanın yardımı olmadığını anlayana dek aklımızdan olup bitenlerin yanında "olsa ne de güzel olurdu"lar geçiyor. Yazmaya hala faydası yok. Acılar yazdırıyordu, mutluluk yaramıyor.
Mutluluk,korkutuyor.
Mutluluk,mutsuz ediyor.
Mutluluk büyütüp adam ettiğin davranışlarını,hislerini,tepkilerini,kendine ezberlettiğin değerleri sikip atıyor.
Kalabalığa çıkamadığında anladın.Sıradan bir pazar yerinde, sıradan bir metro durağında,kampüste,koridorlarda anladın. Değişmek, sayfaları art arda örttüğün defterler gibi değil,birinin üzerini kapayınca yeni bir sayfaya öylece geçemiyorsun.
Artık teşbih de yapamıyorsun. En azından şu noktada hatırlamaya çalışıyorsun. Kimi zaman bilgisayar başında kimi zaman küçük mavi defterinin başında geçirdiğin geceleri,selamladığın sabahları hatırlamaya çalışıyorsun. Yürüdüğün yollarda geride nelerini bıraktığını arıyorsun.
Bunun hakedilmiş bir mutluluk olduğuna bir türlü inanamıyorsun.
İkna olman iç…

blue is the warmest colour

Gelecek kaygısı fazla etkiledi,gelecek kaygısı olmaz olası hikayelerde adımı esas kız rolüne yazdırdı. Mutlu olduğuma o denli inandırdım ki kendimi, düşünmedim bile.Epeydir kafamın içinde bile kısık sesle konuşmaya çalışıyorum ya zaten.

Neden her seferinde böyle olduğunu bildiğim halde uzun soluklu yaşamaya kalkıyorum bu süreçleri? Kiminle 3 günden fazla yan yana kalabildin ki? 

Kronikleşti adeta, 3 ayda bir kaçıp gitme isteği yanıyor içimde. Sırf kendime yalnız kalabileceğim bir alan yaratmak için,bunun böyle olacağını biliyorduk,evet.

Evrimimi kafası karışık bir mandalina olarak tamamladım,ilerleyemiyorum.
Saçlarımı boyadığımdan bu yana daha kırılganım. Mavi ne hüzün doluymuş meğerse. Ağır mutluluklar gelirken arkasında o piç huzursuzluğu saklamasa...Bile bile buyur etmesek.

Öldürdüğüm adamlar vardı,her sabah çayını doldururken içine kötülükler ektiğim,başka kadınların,başka hikayelerin sadist karakterleri oldular şimdi. Hiçbirini geri almak istemem. Yaptığım her şeyden memnunum.Fa…
Varoluşsal kaygılarım olmadı hiç, internette öyle pat diye karşıma çıkan testler yalan söylüyor.Basit bir kelime oyunu yapacak olursak benim "yok olamama" gibi ağır hayal kırıklarım oldu.
İnsan bedenime hiç sığamadım kendimi bildim bileli. Yüce tanrının basit tasarımı...Şu an öğretmenlerimden biri umutsuzlukla yüzünü kapadı.

Kışı özledim,kışı yaşamaya ihtiyacım var. İçimin ısındığı anda değişiveren duygularımı yeniden canlandırmak için.Ne kadar uğraşırsanız uğraşın, kumsalda ayak izlerinizi sonsuza dek bırakamıyorsunuz, ne kadar uğraşırsanız uğraşın insanların kafasında canlandırdığınız modelinizi değiştiremeyeceğiniz gibi.Boşalma ve yeniden ihtiyaç duyma arasında birbirimizi unutacak kadar ne yaşadık? Herkes neden bu kadar sevgisiz ve acımasız oldu? Şu an "bu seni son görüşüm" deyip sıkı sıkıya sarılmaya çalıştığım adam ne kadar ciddi olduğumu anladı...

Bir gün hepinizin hikayesini anlatacağım fakat o gün bugün değil.

Bugün aklımızdan dilimizin ucuna acı acı akıp…
“İnsanlarla yollarınızın sonsuza kadar ayrılmasının ne kadar kolay olduğunu fark ettiğiniz an şok olursunuz. İşte bu yüzden, yanınızda olmasını istediğiniz birini bulduğunuzda bunun için bir şey yapmalısınız.” 



Yapmadınız.

im not human at all have no heart...

Yanlış bildiklerimiz doğru devam eder mi?
Eder, Selim.
Onca şeyin üstünü örtmedik mi,bunu da örteriz?

Yaralarımızı nasıl kapasak?
Görüp anlayacaklar, bu yaralar hikayeyi doğruluyor diyecekler...
Bundan da kaçarız elbet,
Kaçarız değil mi Selim?

Bilseler, içimdeki öfke dolu Lilith'ten nasıl kaçtığımı belki hak verirler de...
Vermeseler ne çıkar,
Yaşanmışlıklar yeterince hırpaladı ya...

sizi bilmem ama benim aklım kaçtı.

Resim
(şu şarkı eşliğinde okumanız tavsiye edilir.)

Onlarca şeye veda ettim bugüne dek, bir çoğuna gerisin geri merhaba diyeceğimi bilerek.. Peşine düşüp özlemini çektiğim kokular oldu, Kafamda seslendirip birkaç zaman sonra gerçek olduğuna inanmaya başladığım hikayelerim, Hayır,şizofren değilim.
Bir kadının hayatında çoğunlukla doğruluğundan kesin olduğu siyah fikirleri vardır, Bir kadının hayatında genellikle bile bile düştüğü yanlışlar, Bir kadının hayatında bazen müdahale edilemeyecek hale gelen olaylar, Bir kadının hayatında her zaman onun hayatını sikip atan bir adam, vardır.
Benim perspektifimden, o adam önce babam oldu. Defalarca "artık görmek istemiyorum bile" deyip "geleceğim" dediğinde sevincimi gizleyemediğim. Her seferinde biliyordum, en iyisini umduğum halde en kötüsünün başıma geleceğini. Hayır,terk edilme korkularına dayalı bir hikaye değil bu.
Berbat merhabalar yerine iyi karar verilmiş elvedalara yazılmış bir hikaye. En başta bunu yapmalıydım,yeniden y…

"oğuz atay okuyan kişiler sevişmek istemez"

Resim
Gittin. Çünkü kararlı olduğunda zayıflıkların bile alıkoyamaz seni yolundan.Bornova'ya giden dolmuşu birkaç dakika bekledin önce.Gelen ilk dolmuşta henüz kuşkularını dinlemekteydin,gönüllü kaçırdın.İkinci dolmuşla Üçkuyular Meydanı'ndan ayrılıp, uyku-mide bulantısı-durak kaçırma adına endişelenme ritüeline koyuldun.Hastane çıkışı metro durağına kadar Fever Ray'in İf i had a heart'ını dinledin.Çünkü sana seni hatırlatan şarkılardan daha iyisi yok yine kendini unutma çabalarında. Şoför seni biraz ilerde indirdi.Korkmadın.Uzun zamandır yeni birini tanımaktan,kendini başka birine tanıtmaktan korkmuyorsun.Yüzeyselliği öğrendin,hiçbir  konuda açık olmak zorunda değilsin,özgürleştin.Telefon açıp etrafı sordun,üstünden otoban geçen köprünün hemen yanındaki karşılıklı Bornova Metro ve Eshot durakları arasında.Şehirde insanların ağırlığı bu çirkin betonlaşmanın yanında hiçbir şey olmalı.Öylesine bir doluluk.Nihayet şoförün bıraktığı noktadan gerisin geri dönüp onu buldun.Senele…